Günümüzde Isparta'da Yaşayan Yörüklerin Siyasi ve Kültür Tarihleri

ÖZ

Konar - göçerlik Anadolu’daki Yörükler arasında uzun yıllar süregelmiş bir hayat tarzıdır. Develerle yaylaktan kışlağa, kışlaktan yaylağa yapılan göçlerden günümüze yansıyan izleri bir zamanlar konar-göçerlerin yoğunlukla yaşadıkları Isparta ilinde sürmeyi istedik ve Anamas dağı civarını çalışmamızın merkezi olarak belirledik. Çalışmamız, Isparta ilinde Sütçüler (Yeşilyurt), Şarkikaraağaç (Gedikli), Eğirdir (Serpilköy) ve Aksu (Sofular) ilçelerinden seçtiğimiz dört Yörük köyü ile Yenişarbademli ilçe merkezini kapsayan bir saha araştırmasıdır. Bu çalışma ile göçer hayatta sürdürülen pek çok gelenek ve göreneğin yerleşik hayata geçmiş Yörük köylerinde hala sürüp sürmediğini görmeyi ve geçmişi hatırlayanların anlattıklarını kayıt altına almayı hedefledik.

POLITICAL AND CULTURAL HISTORIES OF LIVING NOMADS NOWADAYS IN ISPARTA

ABSTRACT

Nomadic is a life style of Anatolian Nomads, which is being obtained for a long time. We wanted to trail Nomads life, in Isparta and around Anamas Mountain where they commonly lived, and find traces that they left during their migrations from mountain pasture to sheltered place with camels in the past. So we assumed that making a fieldwork in these areas could show us the real evidences of nomadic life. This fieldwork contains 4 chosen Nomad village: Aksu (Sofular), Sütçüler (Yeşilyurt), Şarkikaraağaç (Gedikli), Eğirdir (Serpilköy) and Yenisarbademli county seat. With this fieldwork we wanted to see whether if plenty antiquities of migrant Nomads are still valid among the residence Nomad Village or not. And we aimed to record expression of their background.

Metodoloji

 “Günümüzde Isparta’da Yaşayan Yörüklerin Siyasi ve Kültür Tarihleri” adını taşıyan bu çalışma; Isparta’da Sütçüler, Eğirdir, Aksu, Şarkikaraağaç ilçelerinde bulunan dört Yörük köyü ile Yenişarbademli ilçe merkezinde yapılan bir saha araştırmasıdır.

Dünya üzerinde her toplumun kendi karakterini yansıtan bir kültürü vardır. Toplumdaki fertlerin düşünceleri, inançları, davranışları, kültüre göre şekillenir. Yeni doğan bir fert, girdiği toplumun içinde sosyalleşir ve kültürün temsilcilerinden biri haline gelir. Bu sosyal süreçte toplumun aktardığı bilgileri, insan belleğine kaydeder. Gelenekler, kültürel anlamın devredilme ve canlandırılma biçimi olarak kültürel bellek alanına girer. Bellek her zaman bir bireye aittir ama bu bellek toplumsal olarak belirlenir. Tarih bellek değildir çünkü evrensel bir bellek yoktur. Sadece ortak ve gruba özgü yani somut kimlikli bellek vardır. Her ortak bellek zaman ve mekanla sınırlı bir gruba aittir. Bizde Türklerin belleğini yansıtacak gelenek ve görenekleri, Yörüklerde incelemeye karar verdik. Bu noktadan hareketle bu çalışmamızda bir kültür değerimiz ve hayat tarzımız olan konar - göçerliği, bu hayata tanıklık eden insanlardan öğrenmeyi, bu sayede de sözlü tarihe katkıda bulunmayı arzu ettik. Çalışmamızda Isparta’da yaşayan, Honamlı, Karaçakal, Hayta, Eski Yörük, Kötekli Yörüklerinin siyasi ve kültürel yapılarına değinmeye çalıştık.

Çalışmamızın başında araştırma alanı olarak Isparta, Burdur ve Afyon ilinin bir bölümünü içine alan “Hamiteli bölgesi” düşünülmüş ve bu alanla ilgili kaynak taraması yapılmıştır. Hamitoğulları Beyliğine (Uluborlu ve Eğridir ilçeleri) başkentlik yapmış olması, korunaklı bir bölge oluşunun yanında yaylalarının zenginliği ve özellikle Teke Yörüklerinin yazları Isparta yaylalarına gelmeleri, kaynaklarda özellikle ÜN Dergisinin yapmış olduğu tarihi ve etnografik malzemenin zenginliği, Burdur ve Afyon iline göre daha eski tarihlere ilişkin bilgilere ulaşabilme imkanı göz önünde bulundurularak araştırmanın Isparta’da yapılması uygun görülmüştür. İlin belirlenmesinin ardından seçilecek ilçeler ve Yörük köyleri için kaynak taramaları devam etmiş, DİE’nin nüfus sayımlarından özellikle korunaklı bölgelerde etkileşimin azlığı sebebiyle geleneklerin daha fazla korunma imkanı bulacağı düşüncesiyle kırsallık oranı yüksek ilçeler tespit edilmiştir. Daha doğru ve sağlıklı bilgi edinebilmek için 19 Mayıs- 5 Haziran tarihleri arasında Isparta’da ön araştırma yapılmıştır. Ön araştırma sonucunda Yörüklerin daha yoğunlukta olduğu Isparta’nın güneyinde yar alan Anamas dağı ve civarındaki ilçeler Eğirdir, Aksu, Sütçüler, Şarkikaraağaç ile önceden Şarkikaraağaç’a bağlı olup 1990’da ilçe statüsü kazanan Yenişarbademli belirlenmiştir. Yenişarbademli göç güzergahında olduğu ve ilçe sınırları içerisinde yer alan Dedegöl (Dippoyraz) Dağına Yörükler geldiği için araştırma sınırına dahil edilmiştir.

İlçelerden sonra, çalışmamıza uygun köylerin belirlenmesi kısmına geçilmiştir. Köylerin tespitinde şu noktalara dikkat edilmiştir:

-Köylerde aranan ilk özellik Yörüklerin kurduğu bir köy olması. Köyü kuranların Yörük olduklarını kabul etmeleri ve bize bu konuda bilgi verebilmeleri.

-Göçer hayatını yaşayan insanların da bulunduğu, son dönemlerde kurulmuş köyler olması.

-Bir veya en fazla iki Yörük aşiretinin kurduğu köy olması arzu edilmiş, özellikle de muhacirlerin yerleştirilmemiş olduğu köyler olmasına dikkat edilmiştir.

Aksu ilçesinde “Sofular Köyü ” - Karaçakal aşireti tarafından kurulmuş Yörük köyüdür.

Şarkikaraağaç ilçesinde Gedikli köyü Honamlı Yörüklerinin kurduğu bir köydür. Gedikli köyünde diğer Yörük köylerinden farklı olarak okuma oranının yüksek oluşu, köyde tiyatro çalışmalarının yapılması, köy konağının bir odasının kütüphane olarak kullanılması ilgimizi çekmiş ve farklı bir örnek olacağı düşüncesiyle seçilmiştir.

Sütçüler ilçesinde eski adıyla “Sığırlık” şimdiki adıyla “Yeşilyurt köyü” incelenmiştir. Bu köyde ağırlıklı grup Honamlı ve Hayta olmasına rağmen Karaçakal aşiretinden de bir grup yaşamaktadır. Ayrıca bu köyün Aksu ilçesindeki Sofular köyüyle de yaylak-kışlak bağlantısı bulunmaktadır. Sütçülerdeki köyler arazinin engebeli olması sebebiyle dağınık olarak, mahalle mahalle kurulmuştur. Yeşilyurt köyünde de pek çok mahalle bulunmaktadır. Köyün merkez mahallesinin kuruluşu eskiye dayandığından köyün merkezindeki insanlar kendilerini Yörük kabul etmemektedirler. Araştırmamızda bu kişilerden de bilgiler alınmış ve karşılaştırma yapma imkanı doğmuştur.

Eğirdir’de “Serpilköy” Yörüklerin göç rotasında daha çok güzlük olarak kullanılmış bir mevkidir. Köy olmadan önce Serpe adıyla anılan mahalle eski adı “Diresgene”, yeni adı “Yuvalı” köyünden ayrılmış ve 1966 yılında köy kurulmuştur. Köyde Kötekli ve Hayta ağırlıklı olmak üzere Honamlı Yörükleri de vardır.

Yenişarbademli ilçesinin kendisine bağlı bir köyü, Gölkonak (Muma), bulunsa da çalışmalar daha ziyade ilçe merkezinde gerçekleştirilmiştir.

Araştırma Temmuz- Eylül 2004 ayları içerisinde sırasıyla, Yeşilyurt köyü, Gedikli köyü, Y.bademli ilçesi, Sofular köyü ve Serpilköy köyünde birebir sahada kalınarak tamamlanmıştır.

Köylerde katılarak gözlem yöntemiyle, mülakattan ziyade sohbet edilerek bilgiler alınmaya çalışılmıştır. Görüşmeler için soru formu yerine konu başlıkları ve yönlendirici sorular belirlenmiştir. Görüşülen kişilerden Yörük göçü ve göç yolları, karaçadır, hayvancılık, hayvansal ürünler, beslenme, sağlık, geçiş dönemi adetleri olarak kabul edilen doğum- evlilik- ölüm adetleri, inançlar ve sosyal hayat hakkında bilgiler alınmıştır. Görüşülen kişiye ait bilgiler kişi künye bilgisine not edilmiştir. Özellikle yaşlı kişilerle konuşulurken izin alınarak ses kayıt cihazı kullanılmış ve fotoğraf çekilmiştir. Bütün çalışma boyunca 106 kişi ile görüşülmüştür.

Araştırmamızda köyler hakkındaki nüfus ve eğitim bilgileri için köylerdeki hemşireler veya ebeler tarafından hazırlanan yıllık ETF (Ev Takip Fişlerine)’lere başvurulmuştur. Böylece güncel ve sayısal verilerde elde edilmiştir. Köylerde sağlık ocaklarından ulaşamadığımız bilgiler Isparta İl Sağlık Müdürlüğünden alınmıştır.

Sahadaki çalışmanın tamamlanmasının ardından tezin yazım aşamasına geçilmiştir. Öncelikle ses kasetlerinin deşifresi yapılıp, köyler hakkında toplanan bilgiler belli başlıklar altında gruplandırılmıştır. Tezin yazımında beş köyü ayrı ayrı yazmak yerine, konu başlıkları belirleyip, o konu ile ilgili bilgileri topluca vermek, benzerlikler yerine okuma kolaylığı açısından farklılıklar yazılmaya çalışılmıştır. Ayrıca bilgilerin alındığı kişiler de dipnotlarda gösterilmiştir. Ancak dipnotlar için ayrılan kısım kısıtlı olduğu için, kaynak kişilere numara verilmiş ve ekler bölümündeki kaynak kişi listesine atıf yapılmıştır. Böylece dipnotlarda köy adları ve listedeki numaraları belirtilerek not düşülmüştür. Bu uygulamayı yapmaktaki amacımız; bazı çalışmalarda söylenen bir söz, bir inanç köyün geneline mal edilebilmekte ve bu da farklı sonuçlara ulaşmayı sağlamaktadır. Böyle bir hataya düşmemek için verilen bilginin kaç kişi tarafından söylendiği belirtilmiştir. Böylece yapılan uygulamaların ya da geleneklerin yaygın olup olmadığı hakkında da fikir sahibi olunabilecektir.

Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır.

Tez İçeriği

Birinci bölümde; Tezin konusu itibariyle genel bir çerçeve sunmak amacıyla Oğuz- Yörük-Türkmen kavramlarının anlamları ve içerikleri hakkında kısa bir bilgi sunulmuştur. Kavramların ardından Oğuz ve Türkmenlerdeki sosyal yapı başlığı altında Türk Bozkır toplum yapısı hakkında (Oğuş-Urug-Bod-Bodun-İl) bilgiler verilmiştir. Oğuzların siyasi tarihi başlığı altında Oğuzların tarih sahnesine çıkışları, Oğuzların kurdukları Oğuz-Yabgu Devleti, Anadolu’ya gelen Oğuzlar, Selçuklu Devleti ve Türkmenlere yer verilerek tez konumuzu oluşturan Hamitoğlu Beyliğinin tarihi hakkında bilgi verilmiştir. Konunun Yörüklerle olan bağlantısını ortaya koyabilmek adına da Osmanlı döneminde uygulanan iskan politikasına değinilerek konar-göçerlerin içtimai teşkilat yapısından ( Boy beyi, Kethüda, Oymak beyi ) söz edilmiştir. Isparta Yörüklerinin siyasi yapıları ile ilgili bilgiler arşiv vesikalarından faydalanarak hazırlanmış kitaplardan ve tezlerden alınarak aktarılmıştır. Bu sayede Isparta il sınırlarında yaşayan veya yaylayan Yörük grupları hakkında bilgi verilmiştir. Bu başlığın devamında kendi saha çalışmamızda yer alan Yörük gruplarının (Honamlı, Karaçakal, Hayta, Kötekli, Eski Yörük, Karakoyunlu) adlarının kökeni, yörük gruplarının mahalleleri ve Türkiye’de bu Yörük gruplarının bulundukları yerleşim yerleri hakkında ulaşılabilen bilgiler sunulmuştur. Tez kapsamında yer alan kavramlar hakkında bilgiler verildikten sonra çalışmanın coğrafi yapısını belirleyebilmek için Isparta ilinin ve tezimizde yer alan ilçelerin ve köylerin tarihi hakkında bilgi verilmiş, ayrıca tezin ek bölümünde il ve ilçe haritaları sunulmuştur. Köyler hakkında bilgi verilirken köyün coğrafi konumu, ortak malları, ETF (Ev Takip Fişleri)’lere bağlı olarak demografik yapısı (tezin ekler bölümünde nüfus piramitleri bulunmaktadır), köyün adı ve tarihçesi, mahalleri, köye Yörüklerin yerleşimi, köydeki sülaleler vs. başlıklarına değinilmiştir. Bu bilgiler eşliğinde tezin birinci bölümü son bulmuştur. Tezin ikinci bölümünde ağırlıklı olarak Yörüklerin İktisadi hayatına dair başlıklar yer almaktadır.

İkinci bölümde; Bölümün başında ilk olarak Göçebelik ve göçebelik çeşitleri (Tam göçebelik, Yarı göçebelik, Göçebe çobanlık, Göçer hayvancılık, Transhumance, Yarı yaylacılık) üzerinde durulmuştur. Devamında tezimizin önemli konu başlıklarından biri olan “Yörük Göçü” sahadan toplanan bilgiler ışığında, tüm aşamalarıyla ayrıntılı olarak aktarılmıştır. Yörük göçü başlığında göç için yapılan hazırlıklar, deve süsleri, deve kervanını çeken gelin kızın kıyafetleri ve süsleri, titizlikle hazırlanan ve belli kuralları olan deve kervanı, konalgalar, kaşanak yerleri ve daha birçok konuda bilgi yer almaktadır. Bu konuda diğer bir önemli başlıkta “Göç Güzergahıdır”. Yörük gruplarının göç güzergahı hep aynıdır hatta hayvanlar bile göç yolunu bilirler. Bu güzergahlar aynı zamanda hangi yörük gruplarının hangi rotaları takip ettiğini bilmemize de olanak sağlar. Bu bölümde Naci Eren, Musa Seyirci ve Giray Ercenk’in aktardığı bilgilere yer verildikten sonra kendi araştırma alanımızda görüştüğümüz kişilerin aktardığı konalgalar sıra halinde yazılmıştır. Ancak bir köyde birden fazla Yörük grubunun yer alması ve her Yörük grubunun göç rotasının farklı olması sebebiyle her Yörük grubunun göç güzergahı ayrı ayrı yazılmıştır. Göç olayını gerçekleştirdikten sonra Yörük yaşamında önemli bir yer tutan “yaylak- güzle- kışlak” tabirleri, iyi bir yaylanın özellikleri ve Anamas dağında hangi yörük gruplarının hangi yaylara çıktıkları hakkında bilgi verilmiştir. Aynı zamanda yaylada kalınan süre içerisinde yaşanan sosyal hayata da değinilmiştir.

Yörüklerin devlete olan vergi mükellefiyetleri bölümünde (resm-i ağnam, resm-i ağıl, resm-i kışlak) vergilerin kapsamları ve vergilere bağlı olarak Yörüklerin çektikleri sıkıntılar nedeniyle buldukları “sırkat usulü” anlatılmış. Yaşanan kıtlık ve yol vergisi meselelerine değinilmiştir.

Yörük yaşamı doğa ile içi içe ve doğaya bağlı olduğu için insanlarla doğa arasında ortak bir dil oluşmuştur. Yörüklerin tabiatla olan münasebetleri bölümünde Yörüklerin mevsimler, yıldızlar, aylar, hava durumu ve zaman hesabı konusundaki öngörülerine ve bilgilerine yer verilmiştir. Yörük yaşamında mesken başlığı altında Anadolu’daki çadır tiplerine (karaçadır, keçe çadır, topağ ev) ilişkin kısa bir bilgilendirmenin ardından araştırma yöremizde kullanılan karaçadırın yapım ve kurulum aşamaları ve çadırın iç mekanı hakkında bilgiler sırasıyla sunulmuştur. Sonrasında da günümüzde yapılan evlerin yapım aşamalarına geçilmiştir.

 Yörüklerin temel geçim kaynağı olan hayvancılık konusu üzerinde ayrıntılı olarak durulmuştur. Bu bölümde ilk olarak Yörüklerin besledikleri hayvanlar (keçi, koyun, deve, sığır vs.) hakkında bilgi verilmiştir. Bu bilgiler arasında hayvanların yaşlarına, renklerine, kulak şekillerine ve fizik özelliklerine göre aldıkları adlar, enler, Teke, Koç, Buhur ve Boğa, hayvanların günlük ve aylık bakımları, ana yakımı, kurt ağzı bağlama vs. yer almaktadır. Deve başlığı altında ayrıca Kinci ve Tütüncü develer, deve donanımları ve keydirmeleri hakkında da bilgi verilmiştir. Bu bölümde hayvan hastalıkları ve halk arasında uygulanan tedavi yöntemleri ve nazara karşı yapılan uygulamalar da yer almaktadır.

Yörüklerde üretim başlığı altında Yörüklerin süt mamüllerini (peynir, nur, hort, yoğurt) yapım şekilleri, kıl-yün- deri mamülleri (su tuluğu, çarık, keçe) ve dokumacılıkla ilgili uğraşlarından bahsedilmiştir. Dokumacılıkta dokuma tezgahı, dokunan eşyalar ve dokuma figürleri hakkında kısaca bilgiler aktarılmıştır. Yörüklerde tarım bölümünde toprakla yeni tanışan Yörüklerin yetiştirdikleri mahsüller ve yörede yetişen elma hakkında bilgi verilmiştir. Diğer gelir kaynakları olarak da balıkçılık ve avcılık konusuna değinilmiştir.

Yörüklerin ticaret hayatına baktığımızda ise uzun yıllar Anadolu’daki nakliyeciliğin ve tuz ticaretinin Yörükler tarafından yapıldığını görmekteyiz. Bu bölümde, yapılan tuz ticareti, tuzun alınışı sırasında gidilen rota ve tuz alım satımı hakkında bilgiler yer alırken yine tarihi çok eskilere uzanan bir kültürümüz olan pazarcılığı görmekteyiz. Faruk Sümer’in aktardığı Yabanlu pazarının bir benzeri olan ve halen günümüzde de kurulan Eğirdir Pınar Pazarının fonksiyonu ve günümüzde geldiği nokta hakkında da bilgiler yer almaktadır.

Yörüklerin beslenme konusuna geldiğimizde ise Türklerin en önemli gıdalarından biri olan ekmeğin yöredeki şekliyle yufka ekmeğin yapımını aktardıktan sonra, yemekler bölümünde birkaç yemek tarifi, kış hazırlıkları (pekmez, şipitme, bulgur kaynatma) ve Yörüklerde ikram konularına değinilmiştir. Yörüklerde giyim – kuşam bölümüyle tezin ikinci bölümü olan iktisadi yapı tamamlanmış olup tezin üçüncü bölümünde yer alan “Yörüklerde Sosyal Hayat” kısmına geçilmektedir.

Üçüncü bölümde; Fert doğduğu toplum ve kültür içinde sosyalleşirken kendi yaşamı boyunca da birçok sosyal kimlik edinir. Bu süreci anlamak için geçiş dönemleri olarak kabul edilen doğum, evlilik, ölüm adetleri bu bölümümüzün esas çatısını oluşturmaktadır. Bu süreçlerdeki adetler aktarılırken de üç ana başlığa bölünerek (…öncesi, … sırası, … sonrası vs.) aktarılacaktır.

Doğum başlığı altında; doğum öncesi uygulamalar arasında hamile kalabilmek için yapılan uygulamalar (Karagölde dilek tutmak, yatırlara ve hocalara gitmek), erkek veya kız çocuk doğurabilmek için yapılanlar, düşük için yapılan uygulamalar aktarıldıktan sonra. hamile kadının cinsiyet tayini ve çocuk için yapılan hazırlıklar anlatılmaktadır. Doğum sırası başlığı altında; kolay doğum için yapılan uygulamalar, göç esnasında veya evde yapılan doğumlar, doğumun duyurulması konularına değinilir. Doğum sonrası başlığı altında ise anne ve bebeğe yapılan bakım, çocuğun uzun ömürlü olması için yapılan uygulamalar (Yedi Mehmet, yeni doğan bebeği çocukları ölmemiş bir aileye satmak, kurban kesmek, adak adamak), ad koyma, göbek bağı, kundaklama, kırklama, albastı- alkarası, aydaş çocuk için yapılan uygulamalar (Kök Geçiren, pişirme, deliktaştan geçirme vs.), çocukluk çağı bölümde çocuğu emzirme süresi, sütü az olan kadınların yaptığı uygulamalar, kütük atma töreni, çocuğun dişi çıktığında yapılan kutlama (dirgit, gölle); çocuk kıyafetleri ve nazara karşı yapılan uygulamalar yer almaktadır. Aynı zamanda çocuklarla ilgili inanışlara ve çocuk oyunlarına da yer verilmiştir. Çocukluk çağından sonra sünnet ve askere gitme konuları aktarılmış böylece diğer bir geçiş dönemi olan evlilik adetlerine gelinmiştir.

Yörüklerde evlilik konusu başlı başına bir tez konusu olabilme özelliğine sahip geniş bir bölümdür. Özelikle geleneğimizde yer alan pek çok adet evlilik aşamalarında yer bulur. İnsan yaşamında önemli kararlardan biri olduğu ve pek çok insanın yaşamını etkileyeceği için üzerinde titizlikle durulan konuların başında gelir. Bu bölümde öncelikle evliliğin tanımı evlilik şekilleri, Türk toplumunda evliliğin taşıdığı anlam ve önemle ilgili bilgiler aktarılmıştır. Gelin adayının belirlenmesi, aranan özellikler, Yörüklerde yapılan evlilikler, dikkat edilen noktalar, belirlenen gelin adaylarını sınamak için yapılan sınavlar, evlilik yaşları, kız isteme, başlık (ağırlık), nişan ve düğün öncesi hazırlıklar (Pazar harcı, urba kesme, oku dağıtma, ekmek ve yemeklerin hazırlanışı), düğün günleri ve aşamaları sırasıyla (bayrak dikme, odun kesme, kınalık, yapılan eğlenceler, oynanan oyunlar vs.) aktarılmıştır. Düğünün en önemli kısımlarından birini oluşturan kına gecesi, kına gecesinde yapılan gelin okşaması ve söylenen yakımlardan da (türkü, mani) örnekler verilmiştir. Gelin alma kısmında gelin ve damat kıyafetleri, güvey okşama, gelini almaya gelen ahali, kız sağdıçlar, çehiz, gelin başı (tavuk ve kuş tüyünden yapılan başlıklar), sandığa oturma, keleş parası, gelinin evinden alınışı yer almaktadır. Günümüzde atla yapılan düğünlere rastlanmasa da biz elimizden geldiğince eski gelenekleri de vermeye çalıştık. Gelin ata bindirilip giderken müjdelik verilmesi, atın gelinin durumunu bildirdiğine dair inanış vs. gibi bilgiler de verilmektedir.

Gelinin Yeni Evine Gelişi ve Düğün Sonunda Yapılan Uygulamalar bölümüne geldiğimizde ise indirmelik, damat evine girişte yapılan uygulamalar (ip kesme, çömlek kırma, kapıya yağ çalma vs.), damadın saklanması, gelin okşaması ve söylenen maniler, dini nikah, gerdek gecesi ( sepet- kabak sallama, tüfek sıkma), söyletmelik, bürümcek, kayınpeder evinde yaşam ve yastık altı gibi konu başlıklarının yer aldığını görüyoruz. Aile içi ilişkiler ve akrabalık adları da tezin evlilik bölümünde yer alan son başlıklar oluyor. Evlilikten sonra diğer bir geçiş dönemi olan ölüm konusu işlenmektedir.

Ahiret inancının yaygın olduğu toplumlarda ölüm yeni bir hayatın başlangıcı sayılır. S.V. Örnek’e göre ölüm adetlerinde amaçlanan ölen insanın öteki dünyaya gidişini kolaylaştırmak, ölen kişinin dönmesini ve yakınlarına kötülük yapmasını önlemek ve ölenin yakınlarının bozulan ruhsal durumlarını, sarsılan toplumsal ilişkilerini düzenlemektir. Tezimizde ölüm konusu da üç başlık altında toplanmıştır. Ölüm öncesi yapılanlar başlığı altında ölümü düşündüren belirtiler ve ölüm anında yapılan uygulamalar yer alır. Ölümden hemen sonra yapılanlar kısmında ise ölüm olayının eşe dosta duyurulması, mezarın kazılması, ölünün hazırlanması, yıkama, kefenleme, ihrama sarma ve mezarlığa götürülüş, ölünün sapıtma usulü kazılan mezara gömülüşü, taziyeler, devir sürme- ıskat konularına yer verilmiştir. Ölüm sonrası yapılanlar başlığı altında da ölünün arkasında yakılan ağıtlar, ölü için verilen yemek, 3.,7.,40., 52. gününde yapılan uygulamalar, ölünün arkasından söylenen ilahiler, ölümle ilgili inanç ve düşünceler, araştırma alanımızdaki mezarlıklar, mezar ziyaretleri, mezar taşları, mezar taşları üzerinde yer alan motifler ve yazılan metinlerden örneklerle tezimizde yer alan ölüm konusu son bulur. Böylece geçiş dönemi adetleri olarak kabul edilen doğum, evlilik ve ölüm konularında yapılan gelenekler kısaca aktarılmış olmaktadır. Tezin ilerleyen bölümlerinde yine günlük yaşamın içinde dini ve kültürel açıdan önem arz eden konu başlıkları yer almaktadır.

Dini uygulamalar başlığında araştırma bölgemizde Ramazan ayı, Kadir gecesi ve bayramlarda (Arife günü, Ramazan, Kurban) yapılan uygulamalar, Mevlüt ve Hacca Uğurlama pratikleri yer alır. Önemli konu başlılarından biri de “Halk İnanışları” konusudur. Toplumların belleklerindeki inanç fikrini ortaya koyabilmek için bu inanışların bilinmesi büyük önem arz eder. Halk İnanışları başlığı altında ay tutulmasının algılanışı ve yapılan uygulamalar, Yağmur duası, Nazar konusunda alınan önlemler (Tuz patlatma, Köz söndürme, Kurşun dökme), ocak ve evle ilgili inanışlar (belli bir saatten sonra komşuya acı vermemek, damızlık vermemek vs), kutsal mekanlar ve bölgedeki ziyaret yerleri, hayvanlarla – günlerle ilgili inanışlar ve daha pek çok konuda yer alan inançlar maddelenmiştir.

Yörükler doğa ile iç içe ve merkezden uzak alanlarda yaşadıkları için çeşitli sorunlarla özellikle de hastalıklarıyla kendileri mücadele etmişlerdir. Hastalıkların tedavisinde doğadan gözlemledikleri bilgileriyle tedavi şekilleri geliştirmişlerdir. Yörüklerde Sağlık ve Tedavi Şekilleri başlığı altında araştırma bölgemizde hastalıklara verilen adlar, yılan ve akrep sokmalarına karşı uygulanan tedaviler, kurdeşen dökme ve sıtma tedavisinde yapılanlar, hazırlanan yakılar (karın, bel ağrısı, üşütme için vs.) hakkında verilen bilgilerle tezimizde sosyal hayata ayrılan bölümü de son bulmaktadır.

2004 yılının yaz aylarında yapılan saha araştırması sonucunda dört Yörük köyü ve bir ilçe merkezinden alınan sonuçlarla, yaşanmış ve yaşanmakta olan geleneklerimize bir nebze olsun ışık tutulmaya çalışılmıştır. Sonuç ve değerlendirme başlığında imkan nisbetinde maddi ve manevi kültürde meydana gelen değişimler önceki ve günümüz karşılaştırması ile verilmeye çalışılmıştır. Elde edilen bilgiler sonucunda 1970’lere kadar birçok geleneğin korunarak aktarıldığı ve yaşatıldığı görülmektedir. Ancak daha sonraki yıllarda yapılan yollarla ulaşımın kolaylaşması, telefon, radyo ve televizyonun hayatımızda aldığı rol, diğer illere ve yurtdışına yapılan göçler, çalışan ve okuyan yeni nesil, küçülen dünya ve gelişen imkanlar şehirlerde yaşanagelen değişimi kırsal alanlara da taşımış ve bu da değişimin hızını arttırmıştır. Günümüz dünyasında her şeyin hızla tüketildiği bir ortamda pek çok gelenek fonksiyonunu kaybetmiş, yerini bugünün kabul gören değerlerine uygun davranışlar almıştır. İşte bu gidişatın içerisinde bir milletin tarihsel geçmişinin bilinmesi, toplumdaki bireylerin bilinç haritasının tespitinde geleneklerin kaydı bir kat daha önem kazanmaktadır. Bu tez konusu da esasında böyle bir kaygının ürünüdür. Yörük yaşamının pratikte doğaya ve tabiata duyulan saygının ve doğa ile birey arasındaki ilişkinin giderek bireyselleştiği dünyamızda bir değer olarak var olduğunu hatırlamak açısından bir katkıda bulunmayı hedefledik.

Böyle çalışmaların sayısı arttıkça kendimizi daha iyi tanıyabileceğimizi ve kültürümüzü anlayabileceğimizi düşünüyoruz…