Bizler bazen bazı şeyleri söyleyebilmek için çok çaba harcarız ama onu söyleyemeyiz. Bu gibi durumlarda bir bakış bir dokunuş sayfalarca süren yazıların veya saatlerce süren konuşmaların yerini doldurabilir. Bazı kelimeler vardır. Tek başına arkasında bir sürü anlam taşır. Yıllarca süren bir yarışı anlatmaya yeter de artar bile . Bu konu ile ilgili birçok örnek gösterebiliriz. Mesela Homo sapiens sapiens.

Bizler bazen bazı şeyleri söyleyebilmek için çok çaba harcarız ama onu söyleyemeyiz. Bu gibi durumlarda bir bakış bir dokunuş sayfalarca süren yazıların veya saatlerce süren konuşmaların yerini doldurabilir. Bazı kelimeler vardır. Tek başına arkasında bir sürü anlam taşır. Yıllarca süren bir yarışı anlatmaya yeter de artar bile . Bu konu ile ilgili birçok örnek gösterebiliriz. Mesela Homo sapiens sapiens.

 

Homo sapiens sapiens... Bu üç kelime bazılarınız için bir şey ifade etmeyebilir. Ama bu kelimelerin altında milyonlarca yıl önce başlamış olan bir yarış yatıyor. Güneş sistemimizin içinde yer almış olduğu evren Big Bang olarak adlandırdığımız olayın ardından oluştu ve genişlemeye başladı. Bu genişleme hala devam ediyor ve sonsuza kadar da devam edecek. Samanyolu Galaksisi bu uçsuz bucaksız mekanda bulunan kümelerden sadece bir tanesi, belki de küçük bir nokta. Dünya ise bu sistemin bir parçası. Yaklaşık beş milyar yıl önce bu sonsuz boşlukta bulunan kütleler sıkışarak yeni bir gök cismi oluşturdu. İlk başlarda hiçbir canlının yaşamadığı bu gezegende yaklaşık 1.5 milyar yıl önce protozoaların görülmesi ile beraber milyonlarca yıl sürecek olan yarış başlamış oluyordu. Protozoa, metazoa derken dünya üzerinde birçok canlı türü belirmeye başladı. Bizlerin bugün primat olarak adlandırdığımız canlıları içine alan grubun ilk üyeleri dünya üzerinde görülmeye başladı. Sonsuza kadar sürecek olan bu bayrak yarışında herkes teker teker yerini almaya başladı. Grubun diğer üyeleri de zaman içerisinde start noktasında yerini aldı ve yıllarca sürecek olan mücadeleye katıldı. Bayrak şu an bizde ve bizler bu bayrağı daha sonraki nesillere ulaştırmaya çalışıyoruz. Bizler yani Hss atalarımızdan devralmış olduğumuz mirasla bugün bir yerlere ulaşmış durumdayız. Onlar vermiş oldukları yaşama savaşında başarılı olmasaydı bugün bizlerde burada olamayacaktık. Hepimiz aynı anda yarışa başladık. Bazılarımız aya giderken bazılarımız hala yaya acaba niye ? Çeşitli dönemlerde yaşadığımız deneyimler bizlere çok şey kazandırdı. Birçok konu ile ilgili bilgimiz arttı. Bilgilerimiz gün geçtikçe artmaya devam etti ve artmaya devam ediyor. Bazılarımız bu artan bilgiyi topladı, sistemli bir şekilde biriktirdi, tasnif etti. Elimizde bulunanları nasıl ne zaman ve nerede kullanabilirizi araştırdı. Bazılarımız ise gözünün önünde bulunan konulardan yararlanıp onları değerlendiremedi. Peki ya değerlendirenler ? Zaman tünelinden şöyle bir geriye dönüp baktığımızda geçen süre içinde elimizde olanların miktarının ne kadar az olduğunu görebiliriz. 40.000 yıllık geçmişimizin 30.000 yılı avcı-toplayıcı olarak geçti. Geriye kalan 10.000 yılın ancak son dönemlerinde bazı şeyleri elde etmeye başladık. Acaba bu son dönemde meydana gelen gelişmeler olmasaydı durumumuz nasıl olurdu hiç düşündünüz mü ? Hss nin anlamı düşünebilen insandır. Düşünmek belki de gülmek gibi canlılar dünyasında sadece bizlere özgü olan bir şey. Bizler bugün bulunduğumuz noktaya düşündüğümüz için ve düşündüklerimizi uygulayabilmemiz sonucunda gelebildik. Düşüncelerimizin yoğunlaşmasıyla beraber aynı düşüncelere sahip olan insanlar biraraya gelmeye başladı. Felsefi akımların ortaya çıkması hayatımızı her yönü ile etkiledi. Yönetimden sanata kadar felsefe her alanda etkili oldu. Bilim dallarının ortaya çıkmasında en büyük etki felsefeye aitti. İnsanlar bu yolu takip ederek çeşitli alanlarda başarılı oldular. Temel bilimler felsefe ile temellendi, ilerleyen zaman içinde yeni bilgilerle donandı. Bu bilim dallarıyla uğraşan kişilerin yaptığı çalışmalar hergün birçok yeniliği hayatımıza katıyor. Bunların kimisi hayatımızı renklendiriken kimisi de hayatımızı karartıyor. Hergün yeni bir keşif, hergün yeni bir bilgi ve ortaya çıkanların insanların yararı için kullanılması olarak belirtebileceğimiz teknoloji acaba nereye gidiyor ? Bütün bu gelişmeler nereye kadar gidecek ve ne zamana kadar devam edecek ? Elde etmiş olduklarımız gerçekten bizlerin yararlanabileceği bir sistem yaratıyor mu ? Yoksa... Bilim alanında meydana gelen gelişmelerin bir yansıması olan teknoloji hayatımızı kolaylaştırıcı bir sürü eşyayı devreye sokuyor. Beslenmeden iletişime kadar çeşitli konularda meydana gelen gelişmeler bizlerin daha rahat hareket etmesini sağlıyor. Acaba kazandığımız rahatın diyetini nasıl ödüyoruz ? Çünkü birşey elde edilirken bazı şeyleri feda etmek zorunda kalıyoruz diye düşünüyorum. Çeşitli alanlarda devam eden çalışmalar sonucunda hergün daha çok şey elde ediyoruz. Birikimlerimiz her geçen gün daha da artıyor. Birşeyler kazanıyoruz ama bunu bedeli nasıl ödenecek ? Belki de bunun bedelini ödemeye başladık. Kazandıklarımızın yapıcı etkileri olduğu kadar yıkıcı etkileri de söz konusudur. Dünyamızın üzerindeki kaynaklar git gide azalmaya başladı. Kısa bir zaman dilimi içerisinde yakıt kaynaklarımızın bir çoğu tükenecek. Bulacağımız yeni kaynaklarda bizleri bir yere kadar idare edecektir. Peki sonrası ? Yapmış olduğumuz çeşitli deneylerle farkına varmadan kendi yaşam alanımızı daraltıyor ve yokediyoruz. Endüstrileşmenin sonucunda meydana gelen bazı olaylar sonucunda ekolojik denge üzerinde değişiklikler olmaya başladı. Bedel ödeniyor ve bu ne zamana kadar gidecek ?


H. Murat BABADALI

Joomla Extensions
Positive SSL