% 20.14 . İşte bu rakam sizi ifade ediyor. 2007 yılı istatistiklerine göre Türkiye’de yükseköğretim gören kişi yüzdesi % 20.14. Bu size gurur verici de görülebilir; ya da gelişmişlik düzeyimiz hakkında ciddi kaygı da yaratabilir. Bahsettiğim oran size iş bulma konusunda ciddi bir üstünlük tanıyor. “Nüfusun çok küçük bir kesimini kapsıyorsanız değerinizin bilinme olasılığı çok yüksek” cümlesini söyleyebilmeyi çok isterdim. Ama gerçek öyle değil.

Üniversitenin bir toplum için ciddi iş gücü yaratma görevi elbet vardır. Şimdi Türkiye’ye dönüp bakarsak siz sayın % 20.14; ne yazık ki iş bulmakta çok zorlanacaksınız. Çünkü önemli olan eğitim almak değildir. Kaliteli bir eğitim almak ve bunu uygulayabilecek ortamlar bulabilmektir. Kaliteli eğitim almadığını düşünenler üzülmesin; kaliteli eğitim alanlar da bu bilgileri kullanmak için uygun ortamları bulmakta zorlanacaklar.

Türkiye gerçeklerini bir kenara koyarsak; biz ne yapabilirize bakmak gerekli. Elbette oturup beklemeyeceksiniz. Şansınızı zorlayacak belki de hiç düşünmediğiniz alanlarda çıraklıktan başlayarak kariyer elde etmeye çalışacaksınız. Peki siz önünüzdeki bu çetin savaşı kazanmak için ne yapacaksınız? Bu sorunun cevabını bilmediğiniz gerçeğini de biliyorum. Çünkü üniversitelerde size teorilerden bahsettiler; imkansızlıklardan ve basit teknolojilerden... Üniversite elbette bulunmaz bir cevher. Bu konuda şüphem yok ama bugünün dünyasından uzak bir gerçeklik içindeydiniz. Şimdi gerçek hayata atılmak istediğinizde dünya gerçeklerine ne kadar uzak olduğunuzu göreceksiniz.Ama panik yapmaya gerek yok. Çünkü siz % 20. 14 sünüz.

Kariyer dediğimiz şey; aslında biraz da hayattan beklentilerimizdir. Çoğumuz saygın bir iş; huzurlu bir iş ortamı ve iyi ücretler istiyoruz. Yaşamda orta sınıf bir düzeyi yakalamak istiyoruz. O zaman bunu nasıl yapabileceğimize bakmalıyız.

İlk önce kendimizi tanımakla işe başlamalıyız. Ne istediğinizi düşünün. İş görüşmelerinin klasik bir sorusunu kendinize hiç kariyer edinmeden sormaya başlayabilirsiniz. 5 yıl veya 10 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz? Bu çok önemli bir soru. Kendinizi hayal ettiğiniz yer sizin güvenli ve istediğiniz kariyer alanıdır. Fakat şunu unutmamak gerekir ki iş deneyiminiz yoksa sadece gördüğünüzü hayal edebilirsiniz. Görmediğiniz deneyimleri edinmeye çalışmak örneğin staj yapmak; bir iş yerinde basit de olsa bir pozisyonda çalışmak hayata bakışınızı değiştirecektir.

Kendinizi tanımlarken en iyi yaptığınızı düşündüğünüz işleri bir kenara not alırsanız bu bilgiler sizin yetenekli yanınızı kavramanınız sağlayabilir. Bir de geliştirebileceğiniz alanlarınıza bakmak gereklidir. Örneğin sayılarla aram iyi değil ya da yabancı dilim yeterli değil gibi geliştirilmesi gereken alanlarınızı da bir kenara yazmak kariyer planı yapmakta size çok önemli bir kazanç getirebilir.

Elimizde oluşan bu veriler dışında kişisel yetkinliğimizin ne durumda olduğuna da bakmalıyız. Uzun saatler çalışmak; özgürlükçü bir ortamda çalışmak; az maaşla işe başlayabilme kararlılığı; satış yapıp yapmama kararı gibi kararlarınızı da görebilmelisiniz. Bunun için kişilik testlerini kullanabilirsiniz.

Başarılı bir kariyer için bir diğer önemli konu da uzmanlaşmak. İş ilanlarının çoğunda deneyim arandığını görebilirsiniz. Sadece sosyal antropoloji okumak sizi değerli bir eleman yapmaz; konunuzda uzmanlaşmanız da gerekmektedir. Uzmanlaşma nedir diye bakarsak;

Sternberg’e göre Uzmanlaşma (1997)
1- İleri derecede problem çözme yöntemlerine,
2- kapsamlı bilgiye,
3- bilgiyi organize etme yöntemlerine,
4- bilgiyi etkili olarak kullanma yöntemlerine,
5- mevcut bilgilerine dayanarak yeni bilgi üretebilme yeteneğine,
6- durumlar karşısında sergilenebilecek otamatik hale gelmiş eylem ve tavırlara
7- bilgilerin bir alana nasıl yönlendirilip uygulanacağına dair yeteneğe sahip olunmasıdır

 Bu tanıma bakarak sosyal antropoloji eğitiminin bilimsel araştırmalar konusunda ciddi bir uzmanlık yaratabildiğini söyleyebiliriz. Tanımın en can alıcı noktası bilgiyi üretme yeteneği . ancak bilimsel bir bakış açısı ile bilgi gerçekleşebilir.

Uzmanlığı yaratan bir diğer önemli konuda yönetsel beceri ve deneyim edinme. Bu alanda özellikle profesyonel davranış; grup içi uyum; bilgiyi sunma ve raporlama becerileri de kişiyi uzman yapan özellikler. Bu alanlarınızı geliştirmenin en iyi yolu çalışmak istediğinizi düşündüğünüz büyük şirketlerde alt kademelerde bir iş bulup şirketi ve işi öğrenmek için deneyimlenmek veya staj yapmaktır. Üniversite yıllarımda birçok arkadaşım sigorta; banka ve büyük şirketlerin çağrı merkezlerinde ; satış birimlerinde; araştırma firmalarında çalışarak bu şirketlerde deneyim edindiler. Şirketleri ve sektörleri; iş yapış biçimlerini tanıma fırsatı buldular. Uzmanlaşmak istediğiniz alanı seçmekte size büyük faydası olacaktır. Unutmayın denemeden bilemezsiniz.

Bir diğer önemli konu teknoloji kullanımı. Günümüzde ne iş yapıyor olursanız olun; işinizin teknolojik destekleyicilerini bilmek size hem zaman kazandıracağını hem de teknoloji kullanamayan birçok kişiye göre farklılık yaratacağını söyleyebilirim. Mümkünse internetten içinde olmak istediğiniz alanları takip etmek; office yazılımlarını ( özellikle wor-excel-power point) öğrenmek; bir site ya da blog’a sahip olmak ; internette düzenli takip ettiğiniz teknoloji ve haber sitelerinin bulunması ileride size çok farklı bakış açıları kazandıracaktır.

Kitap; makale okumak; hayatınızda normal bir seyir haline gelirse; sadece iş aradığınız zaman size sorulan soruları cevaplamakta ustalaşmazsınız; başvurduğunuz iş konusunda da bilgi sahibi olabilirsiniz. Uzmanlaşmak istediğiniz alanda kitaplar okuyabilirsiniz; örneğin sosyal psikoloji,iletişim , küçük gruplar sosyolojisi; araştırma yöntem ve teknikleri; işletme kültürü; tüketici davranışları hepsi farklı uzmanlık alanlarıdır. Hepsi hakkında bilgi sahibi olmak çok iyi ama mutlaka birinde uzmanlaşmakta fayda var.

Görsellik artık hayatımızın her alanına girdi. Yazdığımız; sunumunu yaptığımız her konunun pazarlaması ve görselliği konusunda da farklılık yaratmak da gerekmekte. Görsel tasarım üzerine birkaç kitap ve makale okumak da sizi geliştirecektir. Eğer bir iş görüşmesine gidecekseniz o sektörü yakından takip edip; araştırmak fayda sağlayacaktır. Ne istediğini bilen biri olmak işe kabul edilmenin yarısıdır.

Kendinize keyifli uğraşlar edindiyseniz;  bunu özgeçmişinize yazın. Örneğin antropoloji hakkında yaptıklarınız; teknoloji konusunda merakınız; film; müzik gibi kişisel zevkleriniz sizin iş hayatına bakışınızı anlamlandıracaktır. Yetkinliklerinizi geliştirecek faaliyetlere de katılın. Zaman yönetimi; zor kişiliklerle baş etme ; ikna becerisi; mülakat teknikleri ; grup içi uyum; stress yönetimi hakkında kitaplar veya seminerler çok yardımcı olacaktır. Özellikle iş dünyasının son trendi olan innovasyon konusu hakkında bilgi edinebilirsiniz. Özel sektör  değişime açık; çevik; hızlı karar alan ve aynı zamanda da kendi bünyesine farklılık katacak biri aramaya meyillidir.

Konunuzda uygulama yapmak size hız kazandırır. Mülakat ; istatistik; veri değerlendirme konusunda hızlı olmak önemli bir ayrıcalıktır. Raporun ne demek olduğunu; bütçe ve maliyet hesaplamayı öğrenmek de önemli bir konu. İsterseniz uzman araştırmacı olun büyük şirketler yaptığınız işin kaça patlayacağını mutlaka soracaklardır.

İnsan ilişkilerinde başarılı olmak; güleryüzlü ama mesafeli olmak; iş görüşmelerinde standart ilgi çekici olmayan ama şık giyinmek de sizin hakkınızda karşı tarafa önemli mesajlar verir. Üniversitedeyken bu tarz özelliklerinizi en iyi geliştirebilecek alanlar öğrenci kulüpleri ve sivil toplum örgütleri ile grup çalışmaları olabilir. Sorumluluk almaktan çekinmezseniz bu sorumluluğun getirdiği davranışları da öğrenmeniz kolaylaşabilir.

Yurtdışında yaşama şansınız olursa bu şansı kullanmaktan çekinmezseniz bu size iş hayatınızda büyük bir fırsat yaratabilir. Dil öğrenimi yanında yabancı bir kültürde yaşama deneyimi olgunlaşma ve bakış açılarının çoğalması konusunda büyük fayda sağlayabilir.

Sayın % 20.14 en önemlisi hayattan zevk almayı öğrenmelisiniz. Sosyal antropoloji eğitiminiz boyunca edindiğiniz merak duygusunu yitirmez; her olguya anlamlandırma çabası ile yaklaşırsanız; güleryüzlü olumsuz mesajlar içermeyen bir dış görünüşe sahip olursanız bu yüzdelik dilimde iyi bir kariyer edinme şansınız çok yüksek. Nihayetinde % 20.14’sünüz.

Sevgiler...

Strony internetowe
Positive SSL